Yeni Euro ve dolar banknotlarının içerisine konan bir çip sayesinde, bu paraları taşıyan herkesin ABD ve Avrupa devletleri tarafından izlenebileceğini biliyor musunuz?
İnternette sayıları giderek artan eylemciler, mikrodalga fırına atıp çipleri
yaktıktan sonra, hurdahaş banknotları bankalarda eskileriyle değiştiriyor. Biri
Bizi Gözetliyor(BBG) kabusunu yaşamamak amacıyla yapılan ilginç uygulama elbette
pahalıya da malolabilir.
YTL banknotlarının giderek "Avrupa standartlarına" yaklaşmasıyla Türk ekonomisi
de, müstakbel AB üyeliği ile birlikte kullanılmaya başlaması planlanan Euro'ya
doğru ilerleyişini sürdürüyor. Avrupa ve ABD ise, hayatın her boyutunu sarmaya
başlayan "Büyük Birader seni izliyor" paranoyasını daha da büyüten bir
uygulamayı tartışıyor. Dolar ve Euro banknotlarına yerleştirilen elektronik
çiplerin, kişilerin devlet tarafından adım adım takip edilmesine olanak
sağlaması tepkilere neden oluyor.
RFID DEVRİMİ
Özellikle Batı ülkelerinde artan terör tehdidi üzerine tüm sokakları sarmaya
başlayan güvenlik kameraları, bir de küreselleşme trendiyle artan reklam ve
iletişim bombardımanıyla birleşince, "Acaba tüm hayatımız yetkililerin izlediği
bir Biri Bizi Gözetliyor programına mı döndü" sorusu doğmuştu. Son yıllarda
kullanımı giderek artan Radyo Frekansı Kimliklendirmesi (RFID) teknolojisi ile
birlikte, otoriteler cebimize kadar girdi.
Herhangi bir ürüne yerleştirilerek satıcıların stok tutmasına yardımcı olduğu
için kullanılmaya başlayan RFID çiplerinin kullanım alanı kısa sürede genişledi.
Artık hemen her ürünün üzerinde bu çipten var. Hatta ABD'de bazı marketlerde
müşteri, raftan aldığı ürünü sepetine atar atmaz ödemeyi yapmış oluyor. Zira çip,
sepetteki benzeriyle iletişime geçtiğinde müşterinin kredi kartına ulaşıp
gerekli meblağın hemen çekilmesini sağlıyor. Peki ya ürün üzerindeki çip, ürün
satın alınıp müşteri dükkandan çıktıktan sonra da sinyal göndermeye devam
ederse?
PARAYA DA GİRDİ
RFID çipinin yararlarını keşfeden devletler de, milli paraları üstüne bu çiplerin mikro ebatlarda olan versiyonunu yerleştirmeye başladı. Böylece sahte ve kara paraya karşı önlem alındığı söyleniyor. Fakat bu çipler, kimin üstünde ne kadar para olduğu ve kişinin o anda nerede bulunduğu gibi bilgilerin anında güvenlik birimleri tarafından izlenmesini de sağlıyor. Üstelik şüpheci uzmanlar, kara paranın küçük meblağlı banknotlarla dolaşıma çıkmadığını belirtiyorlar.
George Orwell'in bilimkurgu romanı 1984'deki gibi herşeyin ve herkesin devlet tarafından izlendiği bir kabus toplumunun oluşturulduğunu ileri süren birçok insan hakları aktivisti, son uygulamalardan şikayetçi. İnternette giderek elektronikleşen dünyada mahremiyet haklarının ihlal edildiğini savunarak protesto eylemleri düzenleyen birçok grup var.
En ilginç gruplardan biri, banknotların kısa bir süre mikrodalga fırına konarak çiplerin yakılmasını tavsiye ediyor. Yeni Euro banknotları içinde bir süredir iki küçük çip bulunuyordu. ABD'de yeni 20 dolarlık banknotların, dükkan kapılarındaki dedektörlerde bulunan alarmları hatalı biçimde çalıştırdığının farkedilmesiyle, Yeni Dünya'da da bu uygulamanın başladığı anlaşıldı.
YENİYİ YAK, ESKİYİ İSTE
Prisonplanet sitesinin haberine göre elektronik çipi ortaya çıkarmak üzere 20
dolarlık bir banknotu deneme amacıyla mikrodalga fırına koyan Dave ve Denise
adlı iki kafadar, bir süre sonra paranın yalnızca belli bir bölümünün yandığını
gördü. Böylece çipin, eski ABD başkanı Andrew Jackson portresinin sağ gözü
civarında yer aldığı anlaşıldı. İkili, bankaya gidip banknotların hatalı
üretildiğini iddia ederek yanan çipli 20 dolarları, daha önce basılmış paralarla
değiştirdiler. Şimdi yeni dolar ve Euro banknotları eline geçen tüm
vatandaşlardan aynı şeyi yaparak mahremiyet haklarına sahip çıkmalarını
istiyorlar.
Ama bizden uyarması: Türkiye'de yanık döviz banknotlarını "defolu" diye
değiştirebileceğinizin garantisi de yok, mikrodalga fırınınızı hurdaya
çıkarmayacağınızın da... HÜRRİYET